:: SİHİRLİ İKSİR - BİTKİLERLE TEDAVİ YÖNTEMLERİ :: Ana Sayfa
Anasayfa Anasayfa > Güncel Haberler > Güncel Haberler
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar
  Forum Yardım Forum Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş


Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınLİDA KULLANANLAR Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayınhipnoz yaptıranlar Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınKuru Saç Uçları için bakım ... Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınBaş Dönmesi Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayınlida zayıflama hapı Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınCİLT BEYAZLATMA&BEYAZLA... Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınSivilce Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınDemirhindi meyvesi Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınKıllar Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayıngözde yağ bezesi

Pusula Bitkileri - Olayın Tarihi: 30 Nisan 2010 - 30 Nisan 2010

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
Mesaj
Admin Açılır Kutu Gör
Forum Sahibi
Forum Sahibi
Simge

K.Tarihi: 25 Ocak 2003
Konum: Turkey
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 39
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı Admin Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Takvim Olayı: Pusula Bitkileri
    Gönderim Zamanı: 30 Nisan 2010 Saat 6:01pm


Güneş sütleğeni (Euphorbia helioskopia) adı verilen pusula bitkisi.


Yukarı Dön
Sponsorlar


Yukarı Dön
nature Açılır Kutu Gör
Yönetici Üye
Yönetici Üye
Simge

K.Tarihi: 05 Ocak 2009
Konum: Turkiye
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 307
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı nature Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 30 Nisan 2010 Saat 11:29pm

Doğada yönünüzü nasıl bulursunuz? Günümüzde GPS’ler (küresel yön bulma
sistemleri) ve pusulalarla fazladan bir bilgiye ihtiyaç duymadan yönümüzü kolayca
bulabiliyoruz. Ancak bu faydalı araçlar yokken insanlar yönlerini nasıl buluyorlardı?
İnsanoğlu yön bulmak için binlerce yıldan beri güneşi ve yıldızları kullanıyor.
Bu gökcisimleri gözlenerek kuzeyin nerede olduğu tespit ediliyor ve daha sonra
istenen yöne doğru gidiliyordu. Ancak hava kapalıyken yönlerini nasıl buluyorlardı
acaba diye de düşünebilirsiniz. Bu durumda
pusula
özelliği gösteren
bitkilerden yararlanıyorlardı.
Pusula özelliği gösteren bitkiler ya da kısaca pusula bitkileri, bazı bitkiler için kullanılan betimleyici bir isimdir. Çünkü farklı coğrafyalarda farklı bitki türlerine pusula bitkisi adı verilir.

Örneğin ülkemizde ve Avrupa’da yabani bir marul türü olan Lactuca serriola’ya bu isim verilirken Amerika’da Silphium laciniatum türü pusula bitkisi olarak biliniyor. Daha birçok bitkiyi pusula olarak kullanabiliriz. Örneğin bir ağacı veya bir çalıyı ya da otsu bir bitkiyi gözleyerek yönümüzü bulabiliriz. Çünkü birçok bitki yapraklarıyla, gövdeleriyle,dallarıyla ve çiçekleriyle bize yönlerigösterebilir.
Otsu bitkilerden önce, ağaç ve çalıların bize yönleri nasıl gösterdiklerini anlatalım.
Ağaçlar ve çalılar çeşitli nedenlerle formlarını kaybederler ya da yeni formlar oluştururlar. Biz de bu formlara bakarak yönleri tayin edebiliriz. Bitkilerin formlarını etkileyen en önemli iki faktör güneş ve rüzgârdır.
Bu iki gücün bitkileri nasıl şekillendirdiğini anlamak için genel görünümleri hakkında biraz bilgi sahibi olmak gerekir. Her ağaç türünün kendine has bir şekli vardır. Bunu bildiğimizde rüzgâr ve güneşin bitkiyi nasıl yönlendirdiği tespit edebiliriz. Bütün bitkiler yaşamlarını sürdürmek ve besin üretmek için güneş ışığına ihtiyaç duyar; güneş bitkiler için vazgeçilmez bir yaşam kaynağıdır. Bitkiler güneşten daha çok yararlanabilmek için ona doğru yönelirler. Bu olaya fototropizma yani güneşe yönelme adı verilir. Örneğin günebakan, çiçeklerini devamlı güneşe doğru çevirirken, ormanlarda yetişen sarmaşıklar güneş ışınlarına ulaşabilmek için ağaçların gövdelerine sarılarak yukarıya doğru gelişim gösterirler. Bu özellikleri tüm bitkilerde gözlemek zor olsa da bazı türlerde bu davranışlar çok belirgindir. Bu türler bize yön bulma konusunda iyi birer rehber olabilir.Bu konuda bize yardımcı olabilecek en güvenilir bitkiler ağaçlardır. Ağaçların güneş ışığı isteklerine göre farklı taç yapıları vardır. Örneğin kutuplara yakın enlemlerde ve yüksek rakımlarda yaşayan ağaçlar, güneş ışığını her zaman eğik olarak alırlar.
Bu nedenle eğik ışınlardan daha çok yararlanabilmek için bu ağaçların taçları piramide benzeyen formlarda olur. Ladin, göknar gibi yaprak dökmeyen,
kozalaklı ağaçlar bu forma güzel bir örnektir. Daha aşağıdaki enlemlerde yaşayan ve güneş ışınlarını dik alan ağaçların taçlarıysa genellikle geniştir.
Meşe, çınar ve ceviz gibi geniş yapraklı ve geniş taç yapısına sahip türler bu gruba girer. Bu taç şekilleri güneş ışığının bitkiler üzerindeki birincil, kalıcı etkileridir. Ama ılıman iklimde yetişen bazı ağaçların örneğin selvinin tacı da piramit şeklindedir.
Bunun nedeni de öğle saatlerindeki yüksek sıcaklıklardan korunmak, sabah ve öğleden sonra gelen eğik ışığı daha iyi alabilmektir. Güneş ışığının ikincil etkileri daha çok yapraklarda görülür. Örneğin, kuzey yarımkürede güneşin doğuşundan batışına kadar çizdiği hilal, bitkinin genellikle güney kısmını etkiler. Bu hilalin ortası da tam güney yönünü gösterir. Bu nedenle birçok bitki türünün güneye bakan tarafında daha çok yaprak bulunur. Çınar, kavak, meşe, kayın, kestane, akçaağaç, kokar ağaç ve akasya ağaçlarında bu özelliği kolayca görebilirsiniz. Ama karaağaç gibi, bazı türler güneşin etkisini bu kadar kolay belli etmez.
Yaprakların dışında, ağaçların güneş alan kesimlerinde fotosentez daha çok yapıldığı için besin de daha fazla üretilir. Bu nedenle birçok ağaç türünde bitkinin güneş alan kısmındaki dallar daha uzundur. Rüzgârın ağaçlar üzerindeki etkisi de bize yönler konusunda bilgi verir. Rüzgârın bitkiler üzerinde etkisi iki şekilde olur.
1.Ağaçların büyük bir çoğunluğu sert esen hâkim rüzgârlar yönünde eğilirler.
Bu da bize rüzgârın yönünü gösterir. Bir bölgedeki hâkim rüzgârı saptamak oldukça kolaydır.Çevrede gördüğünüz eğilmiş ağaçlar size o bölgede esen hâkim rüzgârın yönünü kolayca gösterir.Ama ağaçların tümü hâkim rüzgârlar karşısında eğilerek size yön bildirmez.
2.Bazı ağaçların gövdeleri düz olsa da rüzgârın estiği yönde bulunan dalları
az gelişim gösterirken karşı taraftaki dalları daha iyi gelişim gösterir. Böylece ağacın tacında bir asimetri oluşur. Siz de bu asimetriden hâkim rüzgârın
nereden estiğini anlarsınız. Rüzgârın “büyümeyi geciktirici etki” denilen bu etkisi kavak ağaçlarında kolaylıkla görülebilir.

Rüzgârın ve güneş ışığının etkisi bitkilerde aynı yönde de görülebilir, farklı yönlerde de.
Örneğin rüzgâr, ışığın güneyde gösterdiği etkiyi azaltabilir ya da artırabilir. Bazı türlerde güneş daha fazla etkili olurken bazı türlerde rüzgâr daha fazla etkili olur. Bu nedenle bitkilere bakılarak yön bulunurken iki etmeni de düşünmek gerekir. Aksi halde sağlıklı bir sonuç alınamaz. Ayrıca yön bulma amacıyla incelediğiniz ağaçlar, binalardan veya başka ağaçlardan etkilenmemiş ya da onlar tarafından korunmamış olmalıdır; yoksa doğru sonuç alamazsınız. Kararınızı tek bir ağaca bakarak değil birden çok ağaca bakarak verirseniz daha sağlıklı sonuçlar elde edersiniz. Çünkü bir ağaç sizi yanıltabilir.Ayrıca ağacın budanmamış ve yangın, yıldırım gibi doğal etmenlerden etkilenmemiş olması gerekir.
Ağaçlar formları, dalları ve yaprakları dışında gövdeleriyle de bize yönler hakkında bilgi verir. Amerika Yerlileri tarafından kaydedilen bu bilgilere göre, ağaç gövdelerinin kuzeye bakan tarafları her zaman diğer taraftan daha koyu renkli ve mat olurken güneye yani ışığa bakan tarafları daha açık renkli ve parlak olur. Bunun dışında, gövdenin kuzeye bakan kısmında yer alan yaş halkaları daha kalın olurken güneye bakan kısmındaki halkalar daha ince olur.
Yaş halkalarının bize yönleri gösterdiğini sadece Amerika Yerlileri değil günümüzden dört yüz yıl önce yaşamış olan büyük sanatçı Leonardo da Vinci de söylemiş. Da Vinci, yaptığı gözlemler sırasında Avrupa’da bulunan ağaçların bu özelliğini fark etmiş. Bunun üzerine 1990’lı yıllarda New York Ormancılık Komisyonu tarafından yapılan bir araştırmaya göre kesilen 700 ladin ağacının
%94’ünün gövdelerinin ve yaş halkalarının kuzeye bakan kısımlarının daha kalın olduğu ispatlanmış.
Ülkemizde yön tayin etmek için güzel bir kılavuz da meyve bahçeleridir. Ülkemizde çok sayıda gördüğümüz şeftali, erik, kayısı ve üzüm gibi güneş
seven bitkilerin yer aldığı bağ ve bahçeler genellikle güneye bakan yamaçlarda yer alırlar. Güneşin daha az etkili olduğu, dolayısıyla daha serin olan kuzeye bakan yamaçlarda bu tür meyveler verimli bir şekilde yetiştirilemez.
Ağaçların dışında, kamış ya da saz gibi bitkiler de bize yön açısından önemli bilgiler verir. Bu tip bitkiler salkım şeklindeki çiçeklerini hâkim rüzgârların
geldiği yöne doğru yoğunlaştırırlar. Böylece o bölgedeki hâkim rüzgârların hangi yönde estiğini biliyorsanız bu tür bitkilere bakarak da yönünüzü tayin edebilirsiniz.

Kaynaklar
Nobel, P. S., Environmental Biology of Agaves and
Cacti, Cambridge University Press, 1988.
Gatty, H., Finding Your Way Without Map or
Compass, Dover Publications, 1999.
Gurevitch, J., Ecology of Plants, Sinauer Associates,
2002.
Pallardy, S. G., Physiology of Woody Plants,
Academic Press, 2007.
Weaver, J. E., Prairie Plants and Their Environment,
University of Nebraska Press, 1991.
KAYNAK:BILIM VE TEKNIK


 

Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.67
Powered by Web Wiz Forums
Copyright ©2001-2010 Web Wiz
Türkçe Çeviri Hakan Tekgöz

Bu Sayfa 0,078 Saniyede Yüklendi.