:: SİHİRLİ İKSİR - BİTKİLERLE TEDAVİ YÖNTEMLERİ :: Ana Sayfa
Anasayfa Anasayfa>Neden Alternatif Tıp?>Alternatif Tıp neden terçih ediliyor?
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar
  Forum Yardım Forum Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

ORTAYA KARIŞIKK (geyik,ciddi,bilgili vs.) - Olayın Tarihi: 07 Mayıs 2006 - 22 Temmuz 2006

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz Sayfa  123 5>
Yazar
Mesaj / Okunmamış Mesajları Gör
ccerence Açılır Kutu Gör
Yönetici Üye
Yönetici Üye
Simge

K.Tarihi: 04 Nisan 2006
Konum: Turkey
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 596
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı ccerence Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Takvim Olayı: ORTAYA KARIŞIKK (geyik,ciddi,bilgili vs.)
    Gönderim Zamanı: 07 Mayıs 2006 Saat 18:17
 
AVEA KULLANANLAR DİKKAT
Sevgili arkadaslar,bir arkadasimdan gelen, sanirim ki hepimizi az cok
ilgilendiren bir konu hakkindaki iletiyi sizlerle paylasmak istedim.Sizde geregini yaparsaniz bu uyanik taviri tutunarak birileri bizlerin
ceplerinden bos yere kazanc saglayamaz.Sevgilerimle...

avea kullananlar: telefonunuzdan hemen ##002# yi
tuşlayın (Arayın, ekranınıza aktarma iptal diye bir yazı gelecek)
böylece yönlendirmeyi kaldırın.yoksa size ulaşamayan
herkesten bir kontör düşecek..ve bunu avea kullanan
herkese gönderin..göndermezseniz siz aradığınızda
sizden de kontör düşecek. Eğer aradığınız kişinin telefonuda telesekreter ayarlı ise,
>dinlediğiniz 1 sn'lik "aradığınız kişiye ulaşılamıyor" mesajı için bir
normal arama karşılığı ücretlendiriliyorsunuz!!. İşin garip olan
kısmı bu değil aslında: Normal avea hatlarında default(fabrika çıkışı)
olarak ayarlı bir telesekreter yokken, herkeste bu telesekreter otomatik
olarak ayarlı geliyor !. Yani sizin hiçbir şeyden
haberiniz yokken, çaktırmadan sizden intikamını alıyor Arkadaşınızı
aradınız ve ulaşamadınız mı? Hemen 1.5 kontor. İki dakika sonra yine mi
ulaşamadınız bir 1.5 kontor daha . . Ne uyanıkça değil mi? İşin daha da kötüsü kimsenin böyle bir uygulamadan haberi
>yok,
>herkes diğer operatorlerde olduğu gibi aranılan telesekreterin bedava
>olmasını bekliyor. Ne de olsa paralı olan bir uygulama otomatik olarak
>ayarlı gelmez yanılıyor muyum?
> Bu olayı iptal ettirmek ise daha da bir traji komik; avea'yı
>
>arıyorsunuz, durumu anlatıyor ve "uyanık" olduğunuzu gösteriyorsunuz,
>onlar da size avea hatlı telefonunuzdan ##002# 'yi aramanız durumunda
>telesekterin kaldırılabileceğini anlatıyorlar.
 (ALINTIDIR-AnneCocuk.Com)
Yukarı Dön
ccerence Açılır Kutu Gör
Yönetici Üye
Yönetici Üye
Simge

K.Tarihi: 04 Nisan 2006
Konum: Turkey
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 596
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı ccerence Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 07 Mayıs 2006 Saat 18:45

    Anlayana iyi bir ders :
  Dedemden kalma duvarda asılı duran sazı çalarak müziğe başladım.
O zamanlar, beni birkaç müzik öğretmenine götürmüş,
göstermişler, nasıl bu çocukta gelecek var mı diye... Biri var demiş, diğerleri de yok.
  Yıllarla birlikte, yetenekli olduğumu söyleyen öğretmenin haklı
olduğunu anladım.
  Yetenekliydim; ama bu yeteneğimi değerlendiremedim. Enstrüman
seçmek için bir karar almam gerekiyordu. Ya keman çalacaktım ya piyano; ya
flüt alacaktım ya da akordeon...
  Olmadı, hepsini istedim, hiçbirinden vazgeçemedim. Yıllar
geçtikten sonra her enstrümanı iyi çalabiliyorum; ama hiç birinde virtüöz
değilim. Bir enstrümanla isim yapamadım. Ne kemanla tanınan bir eserim
var, ne de piyanoyla...
  Bütün enstrümanları iyi çalıyorum, ama kimse tanımıyor beni.
  Başarılı olmak için her şey değil, bir şey lazımmış. Başarı bir
alışverişmiş; bir şeyi alabilmek için birşeyi vermek,
diğerlerinden vazgeçmek gerekiyormuş. Keşke kemanı seçseydim ve
diğerlerinden vazgeçseydim. Karıma da hayatı zindan ettim, sevgililerime
de...
Hiçbirinden vazgeçemedim.
  Karım dünyanın en iyi, en güzel kadınıydı. Evlenirken ne olduğunu anlayamadan evlenmiştim. Yani... evlilik sadece birisi için
karar almak ya,diğerlerinden vazgeçmek... İşte evlenirken ben bunu anlamadan evlenmişim.
  Evlendikten sonra başka kadınların da olduğu bir hayatı yaşamaya
devam ettim. İçlerinden Bazılarını daha çok sevdim; ama ne onlardan
birinde, ne de karımda karar kılabildim.
  Yıllar sonra simdi yapayalnızım... Ne karım kaldı, ne de
diğerleri...
  Keşke birini gerçekten seçebilseymişim, ama, yapamadım. Tıpkı
enstrüman seçimi gibi hepsini istedim ve sonuçta elim boş kaldı. Almak
için bırakmak gerekiyormuş. Keşke karımı alsaymışım... Dolu dolu, boş
yaşamak..
  Hayatım boyunca yapacak çok işim oldu; hepsini yapmayı istedim.
Hangisinde "en iyi"yim? Şimdi bakıyorum, kazananlar, başarılı
olanlar hep bir tek şey yapmışlar. En iyi olmak için önce seçmek ve
diğerlerini bırakmak gerekiyor.İşte de böyle, özel yaşamda da... Bu seçimi yapmamız gerekiyor; çünkü mutlaka bazıları daha uygun...
  Bir ara ekonomik sıkıntıya düştüm. Tasarruf gerek. Başladım her
şeyden %10 kesmeye, ne anlamsız bir uğraşmış bu. %10 daha az peynir yemek,
çay içmek.
  Bu tasarruf çok acı verdi bana, her an hissettim. Her şeyden %10
kesmek tabiatıma uygundu tabii. Çok sonradan anladım; sadece taksiyle
dolaşmayı bıraksam yetermiş! Her kalemden %10 değil, etkili kalemi bulmak gerekiyormuş. Yani, orada da seçim yapmak gerekiyormuş...

İNSAN HAYATINDA BİRŞEYLERE SAHİP OLMAK İÇİN BİRŞEYLERDEN
VAZGEÇMEK ZORUNDA KALIYOR,TERAZİYE KOYUP ÖLÇMEK GEREK "AĞIR BASAN TARAFI"...

*** BİR DOSTUN DERDİNE HERKES ÜZÜLEBİLİR,BU ÇOK KOLAYDIR.BİR DOSTUN BAŞARISINA SEVİNEBİLMEKSE SAĞLAM BİR KARAKTER GEREKTİRİR ***

Yukarı Dön
ccerence Açılır Kutu Gör
Yönetici Üye
Yönetici Üye
Simge

K.Tarihi: 04 Nisan 2006
Konum: Turkey
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 596
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı ccerence Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 07 Mayıs 2006 Saat 19:01

 ARKADAŞLAR BUNU YAPMAK ZOR DEĞİL :

Kurukuruya 'ÜLKEMİ SEVİYORUM'la olmuyor.ATO tüketiciye 869 çağrısı yaptı.Barkodu '869'ile başlayan yerli malı ürünleri satın alma çağrısı bu...Yabancı markalı ürünler Türkiye'de market raflarını istila etmiş durumda.İthal ürün tüketimi nedeniyle Türkiye ekonomisi çıkmaza girmiş.Ürünün barkoduna bakarak hangi ülkeye ait olduğunu anlayabiliyoruz.

Yani Türk ekonomisinin şifresi : 869

Ülkemizin ürünlerine sahip çıkalım.İthal ürünlere verdiğimiz her kuruş, ekonomimizi çıkmaza sokuyor.Gençlerimize istihdam yaratılamıyor.Yerlisi varken yabancı mal almak, kıt kaynaklarımızın dışarıya gitmesine sebep oluyor.

AZALAN YATIRIM, ÇOĞALAN İŞSİZLİKTİR!!!



Düzenleyen ccerence
*** BİR DOSTUN DERDİNE HERKES ÜZÜLEBİLİR,BU ÇOK KOLAYDIR.BİR DOSTUN BAŞARISINA SEVİNEBİLMEKSE SAĞLAM BİR KARAKTER GEREKTİRİR ***

Yukarı Dön
ccerence Açılır Kutu Gör
Yönetici Üye
Yönetici Üye
Simge

K.Tarihi: 04 Nisan 2006
Konum: Turkey
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 596
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı ccerence Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 18 Mayıs 2006 Saat 18:14

 arkadaşlar size parfüm satmak ya da denetmek isteyen insanlardan lütfen uzak durun!!!

bu konuyla ilgili çok fazla olay duyuyorum.sizle en son duydugumu paylaşıyım;

bi kadın iki küçük çocuguyla alışveriş merkezinde işini bitirdikten sonra magazadan ayrılırken içeride ufak bişey unuttugunu hatırlıyor -tam hatırlamıyorum bi fiş ya da poşet olabilir- çocuklarına bi dk. beklemelerini söylüyor ve içeriye gidiyor.İçeride şık ve düzgün giyimli bir bey! ''pardon bayan eşime doğum günü için bi parfüm alıcam birde bayan gözüyle siz yardımcı olur musunuz?'' diyor.Bayan bey'in! -güya- seçtiği parfümü kokluyor ve bayılıyor.Sonra bu bey! ''çekilin karım bayıldı'' diyerek kadını kucakladıgı gibi kalabalığın içinden çıkartıyor.Hali hazırda bekleyen ve bu işin artık erbabı! olmuş kişiler tarafından organları çalınıyor!!! gerisini de siz tahmin edersiniz ki annesiz kalmış küçük yavrucaklar....!!!!

lütfen dikkatli ve olun bu haberi tüm yakınlarınıza iletin.Para için yapılmayacak şey kalmamış anlaşılan...ne acı!!!!

hoşçakalın.

babayyy Star



Düzenleyen ccerence
*** BİR DOSTUN DERDİNE HERKES ÜZÜLEBİLİR,BU ÇOK KOLAYDIR.BİR DOSTUN BAŞARISINA SEVİNEBİLMEKSE SAĞLAM BİR KARAKTER GEREKTİRİR ***

Yukarı Dön
ccerence Açılır Kutu Gör
Yönetici Üye
Yönetici Üye
Simge

K.Tarihi: 04 Nisan 2006
Konum: Turkey
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 596
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı ccerence Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 20 Mayıs 2006 Saat 17:09
Bir arkadaşın iş arkadaşlarından biri sinemaya gider,yerine oturur ve bir şeyin battığını fark eder.Kalkıp baktığında,batan şeyin,ucuna bir not iliştirilmiş bir iğne olduğunu görür.Notta,"Gerçek dünyaya hoş geldin,artık AIDS'lisin!" yazılıdır.
Doktorlar iğneyi test eder ve iğnenin AIDS virüsü taşıdığı ortaya çıkar!
 
(Alıntı:Turan Açıkmeşe,Adalet Bakanlığı)
 
Sinema ve benzeri yerlere gittiğinizde dikkatli olun,oturacağınız yeri kontrol edin!
 
Ayrıca yemek yenilen yerlerde açıkta bulunan kürdanları sakın kullanmayın!Daha önce kullanılmış olabilir!AIDS,tükürük yoluyla buluşmaz ama kullanan kişinin diş etinin kanamış olması sonucu bulaşabilir!
 
Umuma açık yerlerde,benzer durumlarda dikkatli olun!
*** BİR DOSTUN DERDİNE HERKES ÜZÜLEBİLİR,BU ÇOK KOLAYDIR.BİR DOSTUN BAŞARISINA SEVİNEBİLMEKSE SAĞLAM BİR KARAKTER GEREKTİRİR ***

Yukarı Dön
ccerence Açılır Kutu Gör
Yönetici Üye
Yönetici Üye
Simge

K.Tarihi: 04 Nisan 2006
Konum: Turkey
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 596
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı ccerence Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 23 Mayıs 2006 Saat 14:42
>ANGUT nedir?
>Herkesin (haksız bir şekilde) kullandığı bir ifadedir "Angut".
>Birisi bir salaklık yapınca, bi laftan anlamayınca, böle boş boş bakınca
>hemen "Angut'musun" der günümüzün insanı.. .
>Angut'un aslında bir kuş olduğunu bilmeyen bir ton "Angut!" var
>ülkemizde..  Angut kuşu'nun eşi öldüğü zaman (yanına o anda başka bir
>yırtıcı  hayvan  veya bir insan gelse dahi) gözlerini bir dakika bile
>eşinin ölüsünün  üstünden ayırmadan o da ölene kadar onun baş ucunda
>bekler...
>İşte bu canlının yaptığı en büyük"Angut"luk budur..  Ayrıca bu olay bütün
>Angut kuşları için geçerlidir, arada bir görülen birşey
>değildir.. Çok  ürkek bir hayvan olmalarına rağmen eşinin ölüsünün başında
>bekleyen Angut  kuşuna elini uzatsanız dahi oradan kaçmaz.. Hani derler ya
>"Angut gibi  bakmasana lan".. keşke herkes Angut gibi bakabilse değer
>verdiklerine..  Bundan sonra bazılarına "Angut" demeden önce bir kere daha
>düşünün.. Bir  "Angut" bile olamayan o kadar çok insan var ki
>artık günümüzde...
>
*** BİR DOSTUN DERDİNE HERKES ÜZÜLEBİLİR,BU ÇOK KOLAYDIR.BİR DOSTUN BAŞARISINA SEVİNEBİLMEKSE SAĞLAM BİR KARAKTER GEREKTİRİR ***

Yukarı Dön
ccerence Açılır Kutu Gör
Yönetici Üye
Yönetici Üye
Simge

K.Tarihi: 04 Nisan 2006
Konum: Turkey
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 596
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı ccerence Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 23 Mayıs 2006 Saat 16:45
Arkadaslar lutfen okuyun ve dagitin. Olay, bir tanidigimin cevresinde olmustur.
Apartmanin ust katina yeni bir kiraci tasinir. 1 ay sonra alt kattaki komsunun kapisi calinir. Kapiyi calan ust kata
yeni tasinan kadindir.
Oglunun dogum gunu oldugunu, okuldan arkadaslarinin gelecegini,yeni tasindiklari icin oglunun cok arkadasi olmadigini soyleyip,sizin oglunuzda bugun dogum gunune gelsin diyor israrla.
Kadin da dogal olarak peki diyor ve oglunu ust kata dogum gunu partisine gonderiyor. Aradan epeyce vakit geciyor,
oglu gelmeyince yukari cikiyor, icerden muzik sesi
geliyor bangir bangir ama kapiyi acan yok. Derken diger
komsularda kapiyi caliyor ama acan yok.Ardindan kadin
kocasini ariyor derken polise haber veriliyor.
Kapi kirilip iceri girildiginde, evde sadece bir muzik seti
oldugu ve sadece camlara tul perde takildigi goruluyor.
Icerde ise hic kimse yok. Evi dolastiklarinda bir de
bakiyorlarki kadinin oglu banyoda kuvette, tum organlari calinmis ve oglu olmus. 

*** BİR DOSTUN DERDİNE HERKES ÜZÜLEBİLİR,BU ÇOK KOLAYDIR.BİR DOSTUN BAŞARISINA SEVİNEBİLMEKSE SAĞLAM BİR KARAKTER GEREKTİRİR ***

Yukarı Dön
ccerence Açılır Kutu Gör
Yönetici Üye
Yönetici Üye
Simge

K.Tarihi: 04 Nisan 2006
Konum: Turkey
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 596
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı ccerence Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 30 Mayıs 2006 Saat 15:26

                

 

               

*** BİR DOSTUN DERDİNE HERKES ÜZÜLEBİLİR,BU ÇOK KOLAYDIR.BİR DOSTUN BAŞARISINA SEVİNEBİLMEKSE SAĞLAM BİR KARAKTER GEREKTİRİR ***

Yukarı Dön
ccerence Açılır Kutu Gör
Yönetici Üye
Yönetici Üye
Simge

K.Tarihi: 04 Nisan 2006
Konum: Turkey
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 596
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı ccerence Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 02 Haziran 2006 Saat 11:18

arkadaşlar ben bu sayfayı farklı (karışık) konularda da iletişim halinde olalım diye açtım.neden kimse bişiy yazmıyoCry kimsenin sölicek bişiyi yok mu yaww ???

neyseee...hoşçakalın.babayyyWink

*** BİR DOSTUN DERDİNE HERKES ÜZÜLEBİLİR,BU ÇOK KOLAYDIR.BİR DOSTUN BAŞARISINA SEVİNEBİLMEKSE SAĞLAM BİR KARAKTER GEREKTİRİR ***

Yukarı Dön
dileksel Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

K.Tarihi: 27 Nisan 2006
Konum: Turkey bursa
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 221
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı dileksel Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 03 Haziran 2006 Saat 15:10

sen yaz biz okuyoz seni

tamam tamam alınma yazarız artıkın bişiler

 

Yukarı Dön
ccerence Açılır Kutu Gör
Yönetici Üye
Yönetici Üye
Simge

K.Tarihi: 04 Nisan 2006
Konum: Turkey
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 596
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı ccerence Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 03 Haziran 2006 Saat 15:16

 

    ayyy meeeersiii Wink

sadece okunduğumu bilmek istedim :p

babayyy

*** BİR DOSTUN DERDİNE HERKES ÜZÜLEBİLİR,BU ÇOK KOLAYDIR.BİR DOSTUN BAŞARISINA SEVİNEBİLMEKSE SAĞLAM BİR KARAKTER GEREKTİRİR ***

Yukarı Dön
nurcan Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

K.Tarihi: 12 Nisan 2006
Konum: Turkiye
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 81
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı nurcan Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 05 Haziran 2006 Saat 17:40
okunuyorsun merak etme sen yazmaya devam et
Yukarı Dön
nurcan Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

K.Tarihi: 12 Nisan 2006
Konum: Turkiye
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 81
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı nurcan Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 12 Haziran 2006 Saat 10:57
kimse buraya uğramıyor sanırım.
Yukarı Dön
ccerence Açılır Kutu Gör
Yönetici Üye
Yönetici Üye
Simge

K.Tarihi: 04 Nisan 2006
Konum: Turkey
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 596
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı ccerence Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 12 Haziran 2006 Saat 17:16

  EVET KİMSE BİŞİY YAZMIYOOOO...DUT YEMİŞ HERKES Tongue

                     

*** BİR DOSTUN DERDİNE HERKES ÜZÜLEBİLİR,BU ÇOK KOLAYDIR.BİR DOSTUN BAŞARISINA SEVİNEBİLMEKSE SAĞLAM BİR KARAKTER GEREKTİRİR ***

Yukarı Dön
ccerence Açılır Kutu Gör
Yönetici Üye
Yönetici Üye
Simge

K.Tarihi: 04 Nisan 2006
Konum: Turkey
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 596
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı ccerence Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 21 Haziran 2006 Saat 10:29

^^Yanda bir kutu var, oraya bırakın. Bir tek jiletle dahi olsa,
İsveç çelik sanayisine yardımcı olun^^Doğrusu hayretler içinde kaldım.
Çocukluğumdan beri çelik eşya denince akla İsveç çeliği gelir.
Birçok eşya üzerinde "İsveç çeliğinden yapılmıştır" diye yazardı.
İste o ülke, kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor, gelen turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu.
İsviçre'de zaman zaman, belli periyotlarda, radyolar, televizyonlar,basın bir haberi duyurur. Şu tarihte, su saatte, adamlarımız gelecek.
Siz lütfen hazırlığınızı yapın. Okumadığınız, ilgilenmediğiniz, kullanmadığınız ne kadar kitap, dergi, gazete varsa, kâğıt, ambalaj,kutu varsa, velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi olsa, kapının önüne koyun. İsviçre'nin kalkınmasına yardımcı olun. Fazla ağaç ziyanına engel olun.
Beş yaşında idim. Babaannem rahmetli, pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere düştü. Babaannem eğildi, aramaya başladı. Sağa bakıyor,sola bakıyor, bulmaya çalışıyor. Çocukluk iste, aman babaanne dedim. Bir pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya, yorulmaya değer mi?
Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı, öfkeyle doğruldu. Sen oturduğun yerden ahkâm kesiyorsun, dedi. Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç tanesinde kaç insanin göz nuru, alın teri, emeği, çilesi var biliyor musun?
Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.
Aradan yıllar geçti. Hukuk Fakültesinde öğrenciyim. Alain'in proposlarini okuyorum. Birden irkildim. Babaannemi hatırladım.
Alain, bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa, bütün uygarlığa karşı ihanet etmiş olur diyordu. İlave ediyordu. Bir iğnenin üretiminde binlerce insanin alın teri, göz nuru, el emeği vardır diyordu.
Japonlar son derece sade, basit, yalın mütevazı yasayan insanlardır.
Evlerini mobilya ile eşya ile dolduranlar Japonlara göre ruhen tekamül edememiş, hayatın manasını anlayamamış, zavallı kimselerdir.Böyleleriyle, zavallı, evini mezat salonuna çevirmiş diye eğlenirler.
Bir insanin gösteriş için eşyanın esiri olması ne kadar acıdır.
hepimizin yaptigi gibi Vaktiyle Japon ekonomisi bir darboğazdan geçiyor. İç borçlar, dış borçlar gırtlağı aşıyor. Zamanın başbakanı meclisi toplar. Kürsüye çıkar. Durumu olanca açıklığı ve tehlikeleri ile anlatır ve su andan itibaren der, Allah şahidim olsun ki, Japonların iç ve dış borçları son kursuna kadar ödenmeden, pirinçten başka bir şey yemeyeceğim. Su üstümdeki elbiseden başka elbise giymeyeceğim. Dediklerini yapar, en üstten en alta bir israftan
kaçınma kampanyası açılır. Japonya bütün borçlarını öder. Bu durumun
toplumun bütün kesimlerini, tek istisna olmadan kapsadığını söylemeye
gerek yok.
Geçenlerde Japon imparatorunun sarayını gördüm. Yarabbim, ne kadar sade, ne kadar mütevazı, ne kadar gösterişten uzak...
Gerekmediği halde elektriği yakmakla, suyu kapamadan bos yere akıtmakta, gece çamurlu ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla, yemek yediğimiz
kapları yıkamadan bırakmakla biz de zalimler sınıfına geçmiyor muyuz?
Hayat çok ince, akil almaz incelikte ipliklerle örülmüştür.
Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki, İlkokul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım.
Bir mıh bir nal kaybettirir. Bir nal, bir atı, bir at bir orduya savası kaybettirir diyordu.
Maddi durumumuz ne olursa olsun, ister zengin olalım, ister fakir,hepimiz çok dikkatli olmak zorundayız.
Bunda parayı da, maddiyatı da aşan büyük bir edep ve incelik vardır.

   ^^lütfen hepiniz üstüne bişeyler alınsın ^^

                        bu yazıdan!!!



Düzenleyen ccerence
*** BİR DOSTUN DERDİNE HERKES ÜZÜLEBİLİR,BU ÇOK KOLAYDIR.BİR DOSTUN BAŞARISINA SEVİNEBİLMEKSE SAĞLAM BİR KARAKTER GEREKTİRİR ***

Yukarı Dön
ccerence Açılır Kutu Gör
Yönetici Üye
Yönetici Üye
Simge

K.Tarihi: 04 Nisan 2006
Konum: Turkey
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 596
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı ccerence Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 24 Haziran 2006 Saat 10:51
Hayvan...

Piton kayıp.
Herkes şaşkın.
Deniyor ki, "4 metrelik piton nereye gider?"

Güzel kardeşim...
Adam 4 kilometrelik fiberoptik kabloyu çalıyor
güpegündüz... 4 metrelik
pitonu beline sarar, gene götürür.

Siz bakın, fili götürmesinler.

İlginç bir ülke burası çünkü.
Çevre Bakanı'na soruyorlar mesela...
"Efendim, piton nerede?"
Bakan cevaplıyor:
"Bugünlerde kimseye şiş kebap yemesini tavsiye etmem."


"Hayvan" denince en yetkili makamın bile ilk aklına
gelen bu:
Mangal.

Bakan haksız değil aslında...
Hiç unutmam, İzmir'de şehrin göbeğindeki havuza
güzellik olsun diye
ördek bırakmışlardı.
Ertesi sabah yok.
Bir daha bıraktılar.
Ertesi sabah yine yok.
Bir daha bırakmadılar.
Çünkü İzmir'de nüfus 3 milyon...
Başa çıkman mümkün değil.

Yemeyen de var tabii...
Bolu'da yol kenarında bir ayı bulunmuştu birkaç yıl
önce.
Ayı çıplak.
Postu yok.
Sonra anlaşıldı ki, yola çıkan ayıya otomobil ile
çarpmışlar...
Bakmışlar ki, ayı ölmüş. Postunu yüzüp, satmaya
kalkmışlar.


Meraklıyız da aynı zamanda...
Darıca'ya timsah getirmişlerdi, millet görsün diye...
Öööyle duruyor,
hareketsiz...
Kafasına kaya attılar, yaşayıp yaşamadığını kontrol
etmek için...
Hayvancağız debelendi ama, çok geç... Ruhunu teslim
etti.


Var bir sorunumuz hayvanlarla...
"Aman kesme" diyorsun, kesiyorlar.
"Mutlaka kes" diyorsun, kesmiyorlar.
Hatırlayın, kuşlar grip oldu...
" Kes" dediler. Millet kamyonlara yükleyip, dağlara
kaçırdı tavukları.
Kimisi de yaktı diri diri.
İlla kesmeyecek.

Hırçın boğaya ateş eden kasap da var, uysal beygire
tecavüz eden
mühendis de...

Kanunlarımız desen, ayrı alem.
Beygir "cilveli" bulundu ki, hafifletici sebepten, 240
lira cezayla
yırttı mühendis...
Şimdi, o beygirin, töre cinayetine kurban gitmesini
bekliyoruz.

Dana Ferhat'ımız vardı bir ara...
Murat 124'ün arka koltuğuna oturtmuştu sahibi. Dünyaya
haber olmuştuk.
Balina Aydın'ımız da çok meşhurdu.
Bugünlerde Piglet'imiz meşhur...
Hani şu, haram diye, çizgi filmden makaslayarak
çıkarmaya çalıştığımız
domuz.
Bir defa da, Sütaş'ın ineğiyle dünyaya haber olmuştuk.
Santrfor inek...
Voleyle gol atarken memeleri görünüyor diye RTÜK'e
şikayet etmişlerdi,
hayali ineği.


Nedendir bilinmez ama, var bir gıcığımız hayvanlara...
Bakın o kadar hazinemiz var.
İlk neyi çaldılar?
Denizatını.


İlginç bir ülke burası çünkü...
İnsan olarak yaşamak zor da, hayvan olarak yaşamak
daha zor.

Yilmaz Ozdil / Sabah

*** BİR DOSTUN DERDİNE HERKES ÜZÜLEBİLİR,BU ÇOK KOLAYDIR.BİR DOSTUN BAŞARISINA SEVİNEBİLMEKSE SAĞLAM BİR KARAKTER GEREKTİRİR ***

Yukarı Dön
dileksel Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

K.Tarihi: 27 Nisan 2006
Konum: Turkey bursa
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 221
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı dileksel Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 24 Haziran 2006 Saat 19:24
Burası Neresi? / Yılmaz ÖZDİL

24 milyara anaokulu... Anaokuluna para ödüyorsun.

Özel ilkokula devam ederse... 1, 2, 3, 4, 5 ve 6'ncı
sınıfta okula para
ödüyorsun. 7'nci sınıfta, hem okula, hem dershaneye
para
ödüyorsun. 8'inci sınıfta, hem okula, hem dershaneye
para ödüyorsun.

Özel liseye devam ederse hazırlık sınıfında okula para
ödüyorsun.
10 ve 11'inci sınıfta okula para ödüyorsun. 12'nci
sınıfta, hem okula,
hem dershaneye para ödüyorsun. 13'üncü sınıfta, hem
okula, hem
dershaneye para ödüyorsun.

Özel üniversiteye devam ederse 1, 2, 3 ve 4'üncü
sınıfta üniversiteye
paraödüyorsun.

Hadi başa dönelim.

Ankara'daki 24 milyarlık anaokulunu boş verelim...
İstanbul'daki
ortalama fiyatları baz alalım... Ve kendimizi
enflasyondan korumak için
"dolar" kullanalım.

Kaba hesap...
6 bin dolar anaokulu.
60 bin dolar 6 sınıf.
14 bin dolar 7'nci sınıf.
17 bin dolar 8'inci sınıf.
10 bin dolar hazırlık.
20 bin dolar 10-11.
14 bin dolar 12.
17 bin dolar 13.
50 de üniversite...
Ne etti?
208 bin dolar.

Ekle buna, 17 yıl boyunca ödediğin servisi, yemeği,
müzik spor
kurslarını, kitabı, geziyi, kılı yünü...
250 bin dolar.

Aldı mı diplomayı?
Aldı.
İş bulduğunu farz edelim.
Ortalama maaşı da, eğitimi çok iyi çocuğun, 2 bin 500
dolar olsun.
100 ay eder.Yani, 8 yıl.

Tabii bu hesap sadece, babasında para olanlar için
geçerli... Para
yoksa, özel okul yok. Özel okul yoksa, pek iş yok...
Bulana da, ayda 2 bin
500 dolar maaş zaten yok.

Bitti mi yazı?

Bitmedi.

25'inde mezun oldu çocuk. Geldi 33 yaşına. Ee
evlendiyse, kendi çocuğu
da gelmiştir herhalde 5 yaşına. Bismillah o zaman...
Anaokuluna para ödüyorsun...

***

Kanyon...
Yasai katsu curry.
Ebi raisukaree.
Yaki udon.
Moyashi soba.

Nedir bunlar? "Karateci" diyenler, bilemedi.

İstanbul'da yeni açılan Kanyon alışveriş merkezi var
ya... Onun
içindeki restoranlardan birinin mönüsü bu... "Pilav,
mantarlı tavuk, kabak"
falan demek istiyor.

Merak ettim, gezdim Kanyon'u. Amerika'da mıyız,
Japonya'da mıyız,
İtalya'da mı, anlamadım... Türkiye olmadığı kesin.

Asabım bozuldu, sigara içeceğim. Oturdum bir yere...
Şöyle yazıyor
duvarda :

"Kahvelerimiz Peru orijinli, Villa Rica
çekirdeklerinden
hazırlanmaktadır."

Aferin!

Garson yanaşıyor, sipariş vereceğim...
- Sıcak içeceklerden ne var?
- Espresso, decaffeinate, cappuccino, latte macchiato,
cafe au
lait, hot milk, hot chocolate, green tea, peppermint,
chamomile
flowers...
- Türk kahvesi yok mu?
- Maalesef.
- Su rica edeyim o zaman.
- Normal mi, San Pellegrino mu?
- Dizel olsun...

Abartmıyorum... Çıldırırsınız.

Mağazalara bakıyorum. Havaya giriyor insan. Şeytan
diyor, dal içeri,
"how much" diye sor... Çünkü sağımda Angelo Nardelli,
Bally, Bashqua,
Carnevale, Perigot, Haaz. Solumda Fornarina, Guess, So
chic, Murphy&Nye,
Patrizia Pepe, Swarovski. Önümde Scabal, Thomas Pink,
Birkenstock,
Cesare Paciotti, Furla, Shisly. Arkamda Mom-to-be,
Only, Mandarina Duck,
Vetrina, Kaloo, Via Pelle...

"Allahım ben neredeyim" diye düşünüyordum ki...
Sinemayı gördüm.
"Mars Cinema" yazıyor. E Mars olabilir. Başta
demiştim... Türkiye
olamaz.

Bu saatten sonra da, hiç kimse çıkıp "Tekstilimiz
şöyle ilerledi, böyle
atılım yaptı." filan demesin  bana... İlaç için bir
tane Türk markası
yok. Sadece Başbakan'ın kankası, sponsor Remzi'nin
mağazası var. Onun da adı, Ramsey.

Özetle...

Hani hep konuşuluyor ya, "hayatımız ithalat oldu, cari

açık patladı" diye... Cümleten hayırlı olsun. Cari
açığın, artık
alışveriş merkezi de var.

***

Benzin...
Deniyor ki: "Dünyanın en pahalı benzinine yine zam
yapıldı."
Yanlış maalesef. Doğrusu şu : "Dünyanın en yüksek
vergisine yine zam
yapıldı."

Hesap kabak gibi ortada çünkü... Rafineri çıkış fiyatı
ne?
73 kuruş. Tüpraş'ın kârı dahil. Sonra? Ana dağıtım
şirketine gidiyor. 
Oradan da istasyona... Nedir bunların payı?
27 kuruş. Ne etti? 100 kuruş. Yani 1 lira. E benzin
kaç para kardeşim?
2 lira 87 kuruş. Aradaki fark ne? Vergi. Yüzde 65
vergi alıyorlar.
Yüzde 65...

Niye bu kadar yüksek? Niyesi belli... "Kalantorlardan
vergi alamıyor."
bu arkadaşlar... Onun için devamlı "dolaylı vergi" yle
halkın sırtına
biniyorlar. Yani, benzine, ete, süte, sinema biletine,
kontöre, 
tişörte, sandviçe, otobüse, havaya suya...

Halbuki nedir verginin felsefesi? Çok kazanandan çok.
Az kazanandan az.
Felsefesi de budur. Adaleti de... Ama çok kazanandan
alamadıkları için,
az kazanana  yükleniyorlar, "dolaylı vergi" yle...

Bakın, 1990 yılında toplanan verginin yüzde 48'i
"dolaylı" ymış.
Bugün ne? Yüzde 70'i... Hani hep diyorlar ya, "Avrupa
Birliği
kriterlerine uyuyoruz."  diye. Yalan... Avrupa
Birliği'nde "dolaylı vergi" nin
oranı, sadece yüzde 35. Bizimkinin yarısı.

AKP dönemine bakalım bir de... İktidara geldikleri
gün, "dolaylı vergi"
nin oranı yüzde 67'ymiş.  3 puan arttırmışlar...
Ama neyi iddia ediyorlar sürekli? "Vergiyi
azalttıklarını..."
Azalttıkları doğru da... Kalantorunkini.

Devam edelim...
1990'da 3 milyon 750 bin araç varmış bu ülkede.
Bugün, 12 milyon 600
bin araç var. Artış oranı yüzde 236... 1990'da
tüketilen
akaryakıt, 12.6 milyon tonmuş. Bugün, 16.8 milyon ton.
Artış oranı
yüzde 33...

Araçlar "su" ile çalışmadığına göre, aradaki  yüzde
200'lük fark kimin
cebinde? Kaçakçının... Hükümet'in "dolaylı vergi"
sevdası yüzünden,
kaçakçının cebine koyduğu para, yılda 5 milyar dolar
arkadaş, 5 milyar
dolar...

Kaçak arttıkça dolaylı vergiye yükleniyorlar...
Dolaylı vergi arttıkça
kaçakçı daha fazla kazanıyor...

O nedenle adını doğru koymak lazım. "Dünyanın en
pahalı benzini"
zamlanmadı. "Dünyanın en yüksek vergisi" zamlandı.
Vatandaşa kötü... 
Kaçakçıya iyi haber bu.

Yukarı Dön
dilekde Açılır Kutu Gör
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

K.Tarihi: 13 Kasım 2005
Konum: Turkiye
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 10
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı dilekde Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25 Haziran 2006 Saat 00:35

 

Hay ağzına sağlık dilekciğim bir alışveriş merkezi ancak bu kadar itinalı ve janjanlı anlatılabilirdi.

doğrusu ben bi oraları görmedim fırsat bulduğumdada gidip bakem

P.S:cancağızım dilek msj kutun dolmuş onu boşalt.bak ulaşamıyoz daa anlatıcak çok şey var.

Yukarı Dön
Forum wolf Açılır Kutu Gör
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

K.Tarihi: 24 Haziran 2006
Konum: Turkey
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 4
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı Forum wolf Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25 Haziran 2006 Saat 18:54
keremcem hayranı varmıydı?(birazda geyik)
Yukarı Dön
ccerence Açılır Kutu Gör
Yönetici Üye
Yönetici Üye
Simge

K.Tarihi: 04 Nisan 2006
Konum: Turkey
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 596
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı ccerence Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 26 Haziran 2006 Saat 09:51

 oooo millet valla tebrik ederim kimseden bi ses çıkmamıştı ben kedi kendime yazdım okuttum.valla gözerim yaşardı sizeri bu sayfada bişeyler yazarken görünce Tongue

forum wolf ben severim ?

hoşçakalın.babayyy Wink

*** BİR DOSTUN DERDİNE HERKES ÜZÜLEBİLİR,BU ÇOK KOLAYDIR.BİR DOSTUN BAŞARISINA SEVİNEBİLMEKSE SAĞLAM BİR KARAKTER GEREKTİRİR ***

Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz Sayfa  123 5>

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.67
Powered by Web Wiz Forums
Copyright ©2001-2010 Web Wiz
Türkçe Çeviri Hakan Tekgöz

Bu Sayfa 0,063 Saniyede Yüklendi.

web stats